Ana sayfada sağladığımız bilgiler üzerinden bize ulaşabilirsiniz. Bizleri ziyaret ettiğiniz için teşekkür ederiz.
Ana sayfada sağladığımız bilgiler üzerinden bize ulaşabilirsiniz. Bizleri ziyaret ettiğiniz için teşekkür ederiz.
Anne baba olarak çocuğunuzda sizi düşündüren, huzursuz eden ya da anlamakta zorlandığınız bazı davranışlar fark ediyor olabilirsiniz. Bazen bu davranışların adını koymak kolay değildir. “Bu yaş döneminde normal mi?”, “Her çocukta olur mu?”, “Zamanla geçer mi?”, “Bir uzmana danışmak gerekir mi?” gibi sorular zihninizi meşgul edebilir.
Okuldan gelen yakınmalar, ders başarısındaki düşüş, arkadaş ilişkilerindeki zorluklar, öfke patlamaları, kaygılar, içe kapanma, dikkat sorunları, uyku ya da yeme düzenindeki değişiklikler anne babalar için önemli işaretler olabilir. Ancak bu belirtilerin geçici bir gelişimsel dönem mi, çevresel bir zorlanmaya verilen tepki mi, yoksa profesyonel değerlendirme gerektiren bir durum mu olduğunu ayırt etmek her zaman kolay değildir.
Bazı aileler, “psikiyatrist” sözcüğünü duyduklarında kaygılanabilir. Bu çok anlaşılır bir tepkidir. Oysa çocuk ve ergen psikiyatrisi, çocuğun düşüncelerini, duygularını, davranışlarını, gelişimini, ilişkilerini ve günlük yaşam işlevselliğini bir bütün olarak değerlendiren tıbbi bir uzmanlık alanıdır. Amaç çocuğu etiketlemek değil; yaşadığı güçlüğü anlamak, gereksinimlerini belirlemek ve ona uygun desteği planlamaktır.
Psikiyatrik Bir Güçlük Ne Zaman Düşünülür?
Çocukların ve gençlerin zihni, duyguları ve davranışları gelişim süreci içinde sürekli değişir. Her çocuk zaman zaman üzülür, kaygılanır, öfkelenir, inatlaşır, dikkatini toplamakta zorlanır ya da ilişkilerinde sorun yaşayabilir. Bunların bir kısmı yaşa, gelişim dönemine, mizaca ya da yaşanan olaylara bağlı olarak geçici olabilir.
Ancak bazı durumlarda düşünceler, duygular ya da davranışlar çocuğun günlük yaşamını belirgin biçimde etkilemeye başlar. Çocuk yapmak istediği ya da yapması gereken şeyleri sürdüremez hâle gelebilir. Okul başarısı düşebilir, arkadaş ilişkileri bozulabilir, aile içi çatışmalar artabilir, özgüveni zedelenebilir ya da çocuk kendi duygularıyla baş etmekte belirgin biçimde zorlanabilir.
Basitçe söylemek gerekirse; bir çocuğun düşünceleri, duyguları veya davranışları onun öğrenmesini, ilişkilerini, gelişimini, güvenliğini, aile yaşamını ya da günlük işlevselliğini engellemeye başladığında profesyonel değerlendirme yararlı olur.
Sorunlar yineleyici biçimde ortaya çıkıyorsa, zaman içinde artıyorsa, farklı ortamlarda görülüyorsa ya da aile, okul ve çocuk tarafından gösterilen çabalara rağmen kalıcı biçimde düzelmiyorsa, bir çocuk ve ergen psikiyatristiyle görüşmek önemlidir.
Çocuğunuz için bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurup başvurmamaya karar verirken aşağıdaki soruları sakin ve tarafsız biçimde düşünmeniz yardımcı olabilir.
Çocuğumun zihninden sık sık onu huzursuz eden düşünceler geçiyor mu?
Bu düşünceler kaygı, korku, takıntı, suçluluk, değersizlik, başarısızlık ya da kendine zarar verme gibi içerikler taşıyor mu? Bu düşünceler çocuğun günlük yaşamını, derslerini, oyununu, uykusunu ya da ilişkilerini etkiliyor mu?
Çocuğum sık sık mutsuz, endişeli, gergin ya da öfkeli görünüyor mu?
Duygusal tepkileri yaşına göre çok yoğun, uzun süreli ya da kontrol etmekte zorlandığı biçimde mi yaşanıyor? Duygu değişimleri aile yaşamını, okulunu ya da arkadaşlıklarını etkiliyor mu?
Çocuğum okulda beklenen düzeyde öğrenmekte ya da performans göstermekte zorlanıyor mu?
Ders başarısı kapasitesinin altında mı görünüyor? Dikkatini sürdürmekte, yönergeleri takip etmekte, ödevlerini tamamlamakta, sınavlara hazırlanmakta ya da öğrendiklerini göstermekte belirgin güçlük yaşıyor mu?
Çocuğumun iletişiminde ya da sosyal ilişkilerinde güçlükler var mı?
Arkadaş edinmekte, ilişkileri sürdürmekte, karşısındakinin duygularını ve niyetlerini anlamakta, sosyal ortamlara uyum sağlamakta ya da akranlarıyla ortak oyun ve sohbet kurmakta zorlanıyor mu?
Çocuğumun davranışları sık sık çevresiyle ilişkilerini bozuyor mu?
Öfke patlamaları, karşı gelme, aşırı alınganlık, içe kapanma, kaçınma, dürtüsel davranışlar ya da kurallara uyum güçlüğü aile, okul veya arkadaş ilişkilerinde tekrarlayan sorunlara yol açıyor mu?
Çocuğum toplumsal kuralları, güvenlik sınırlarını ya da başkalarının haklarını sık sık ihlal ediyor mu?
Yalan söyleme, izinsiz alma, zarar verme, riskli davranışlar, kaçma, saldırganlık, madde kullanımı ya da kendini tehlikeye atma gibi davranışlar görülüyor mu?
Çocuğumun bedensel yakınmaları duygusal zorlanmalarla ilişkili olabilir mi?
Karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı, nefes darlığı, çarpıntı, uyku sorunları ya da okula gitmeden önce artan bedensel yakınmalar sıklaşıyor mu ve tıbbi değerlendirmelere rağmen açıklanmakta zorlanıyor mu?
Çocuğumun gelişimiyle ilgili aklımıza takılan farklılıklar var mı?
Konuşma, oyun, sosyal iletişim, dikkat, hareketlilik, öğrenme, duyusal hassasiyetler, takıntılı ilgi alanları, tekrar eden davranışlar ya da günlük yaşam becerilerinde yaşıtlarından belirgin farklılıklar fark ediyor muyuz?
Bu sorulardan bir ya da birkaçına yanıtınız “evet” ise, bir çocuk ve ergen psikiyatristiyle görüşmeniz yararlı olabilir.
Erken Değerlendirme Neden Önemlidir?
Çocukluk ve ergenlik dönemindeki ruhsal ve gelişimsel güçlükler yalnızca o anki davranışlardan ibaret değildir. Süreğen hâle geldiğinde çocuğun kendini algılama biçimini, özgüvenini, öğrenme isteğini, aileyle ilişkisini ve sosyal gelişimini etkileyebilir.
Örneğin dikkat sorunları yaşayan bir çocuk zamanla “tembelim” diye düşünebilir. Kaygı yaşayan bir çocuk, kaçındığı durumlar arttıkça kendini daha yetersiz hissedebilir. Sosyal ilişkilerde zorlanan bir genç, dışlandığını düşündükçe daha çok içe kapanabilir. Öfkesini düzenlemekte zorlanan bir çocuk ise sık sık uyarıldığında kendini “kötü çocuk” gibi görmeye başlayabilir.
Bu nedenle erken değerlendirme, yalnızca tanı koymak için değil; çocuğun yaşadığı güçlüğün büyümesini, özgüveninin zedelenmesini ve aile-okul ilişkilerinin daha fazla zorlanmasını önlemek için de önemlidir.
Başvurmak, Sorunun Büyük Olduğu Anlamına Gelmez
Bir uzmana başvurmak, çocuğunuzda mutlaka ağır bir psikiyatrik bozukluk olduğu anlamına gelmez. Bazen kısa bir değerlendirme, aileye verilen öneriler, okul düzenlemeleri ya da birkaç danışmanlık görüşmesi bile önemli ölçüde yol gösterici olabilir. Bazen de daha ayrıntılı değerlendirme, psikoterapi, anne baba danışmanlığı, gelişimsel destekler veya ilaç tedavisi gerekebilir.
Hangi yolun uygun olduğunu belirlemek için ilk adım, çocuğu ve yaşadığı güçlüğü bütüncül biçimde değerlendirmektir.
Çocuğunuzla ilgili sizi düşündüren belirtiler sıklaşıyor, günlük yaşamını etkiliyor, ilişkilerini bozuyor ya da sizin tüm çabalarınıza rağmen devam ediyorsa, yardım istemek için beklemeniz gerekmez. Erken ve doğru destek, çocuğunuzun hem bugünkü iyilik hâlini hem de gelecekteki gelişimini olumlu yönde etkileyebilir.